Sanata Bi Yer Üyesi Özge Boz ile Doğuş Otomotiv Plus Deneyim Merkezi Sergisi'ne dair bir sohbet.

Doğuş Grubu’nun kültür-sanat alanındaki başlıca sosyal yatırımı olan Sanata Bi Yer platformu üyesi Özge Boz’un Türkiye’nin farklı bölgelerinde çektiği “Kanola Tarlası”, “İshak Paşa Sarayı” ve “Ankara’dan Bir Manzara” adlı fotoğrafları, Galataport İstanbul’daki Doğuş Otomotiv Plus Deneyim Merkezi’nde sergileniyor. Sergi kapsamında genç yetenek ile eserlerine, deneyimine ve sanata yaklaşımı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

röportaj-media
Fotoğrafa yönelme hikayeni biraz anlatabilir misin? Hatırladığın bir başlangıç anı var mı?Üniversite yıllarımın sonuna kadar üretimlerim daha çok resim ve sinema odaklıydı. Fotoğrafla yakın bir ilişki kurmam ise Marmara Üniversitesi’nde almış olduğum oyunculuk dersiyle oldu. Hocamız, duygular üzerine bir fotoğraf serisi oluşturmamızı istemişti ve bir grup arkadaşımla beraber tarihi yarımadada çekim yapmıştık. Konu duygular olunca ortaya çok hassas etkileşimler ve kareler çıktı. Her karede, fotoğraftaki kişinin duygusuna ortak olduğumu, bunun duygusal ve zihinsel olarak bende bir yer açtığını fark ettim. Bu sayede fotoğrafa bakan kişide zihinsel ve duygusal bir genişleme, anlamlandırma, anlama ve hissetme süreci oluşturabileceğimi fark ettim. Şu anda da sinema bölümündeki doktora tezimde belgesel sinema izleyicisi ve duygulanım (affect) kuramı üzerine yoğunlaşarak bu izleği sürdürüyorum.
Üretim sürecinde seni en çok zorlayan ya da düşündüren şey ne oluyor? Fotoğrafın “doğru anı yakalama” meselesiyle kurduğun ilişki nasıl?Üretim sürecimde en hassas olduğum ve üzerine düşündüğüm kısım etik meseleler. Özellikle figüratif çalışırken, karşımdaki kişinin mahremiyetini ve haklarını ihlal etmemek, onu huzursuz etmemek benim için temel bir öncelik. Bu sebeple harika olduğunu düşündüğüm pek çok an, fotoğraf makinesinde değil de sadece zihnimde kalıyor. Doğru anı yakalama meselesi ise tamamen hislerimi takip ettiğim, düşüncenin pek de yer almadığı bir refleks gibi. Kompozisyonun tasarlandığı, planlı fotoğraflar çekmediğim, gündelik hayatın içinden anlara odaklandığım için bu üretim biçimi algılarımı açık tutuyor. Sıradan olanın güzelliğini fark edebildiğimde deklanşöre basıyorum.
röportaj-media
Fotoğraflarında gündelik anlar, manzaralar ve karşılaşmalar öne çıkıyor. Bu anları seçerken seni yönlendiren şey ne oluyor? Bir görüntünün “fotoğrafa dönüşmeye değer” olduğuna nasıl karar veriyorsun?Benim için fotoğrafta kıymetli olan şey duygu. Fotoğrafını çekmeyi düşündüğüm o mekan, o kişi veya o an, donuk bir karenin ötesine geçip başta ben olmak üzere birilerinin hislerine dokunabilecekse güzel bir kare yakaladım demektir. Belgeselde de fotoğrafta da bu süreci, hobi olarak değerli taşların peşine düşmüş bir taş avcısının serüvenine benzetiyorum. Birbirine benzeyen, değersiz gibi görünen binlerce anın içinde parıltılı olanı hissedip, o değerli anın kaybolmasına izin vermeden cebime koyuyorum.
Sanata Bi Yer üyesi olarak Doğuş Otomotiv Plus Galataport Deneyim Merkezi’nde üç işinin bir araya gelmesi senin için nasıl bir deneyim?Benim için kesinlikle çok kıymetli bir deneyim. Farklı zamanlarda; Kırklareli, Ankara ve Ağrı olmak üzere, ülkemizin bambaşka üç ilinde çekmiş olduğum manzaraların Galataport gibi bir mekanda, büyüleyici İstanbul manzarası karşısında bir araya gelmesi muazzam bir fikir. Turistik bir lokasyonda, Türkiye'nin sahip olduğu güzellikleri kendi gözümden gösterebildiğim için çok mutluyum.
Bir Sanata Bi Yer üyesi olarak platformun sana kattığını düşündüğün şeylerden bahsedebilir misin?"Sanata Bi Yer"in sunduğu en somut fayda, biz genç sanatçılar için profesyonellerle ve sanatseverlerle buluşabileceğimiz demokratik bir alan yaratması. Örneğin, platformdaki profilim sayesinde bir etkinlik sorumlusu bana ulaştı ve bu sayede etkileyici bir karma sergide yer alma fırsatı buldum. Ancak işin profesyonel ağ kurma kısmından daha da önemlisi, bu platformun bize sunduğu "devam etme motivasyonu". Genç bir sanatçı için gündelik hayatın mücadelesi içinde üretimi sürdürmek bazen çok güç olabiliyor. Eserlerinizin görüldüğünü, beğenildiğini ve seçkilerde yer bulduğunu bilmek, "doğru yoldayım" demenizi sağlıyor. Benim için her sergileme imkânı, üretmeye devam etmem gerektiğini hatırlatan bir ışık niteliğinde.

Röportajdan Görüntüler